logo

31 Ocak 2014

Alışan ADR Sürecini Masaya Yatırdı

ADR

Alışan Lojistik, Türkiye’de 1 Ocak 2014 itibariyle yürürlükte olan ADR Mevzuatı ile ilgili bir seminer gerçekleştirdi. ADR konusunda uzman isimlerin konuşmacı olarak yer aldığı organizasyonda; ADR Mevzuatı’nın sadece ürünün taşınması ile ilgili olduğu algısının yanlışlığı, paketlemeden, ambalajlamaya kadar pek çok detayı içerdiği vurgulanırken, tehlikeli madde güvenlik danışmanı konusunda da yetersiz kadro nedeniyle sorun yaşanabileceğinin altı çizildi.

18 Aralık tarihinde Alışan Lojistik’in ev sahipliğinde Pendik Divan Asia Otel’de düzenlenen ADR semineri özel sektör yetkilileri ve uzmanların katılımıyla gerçekleşti. Tehlikeli maddelerin güvenli taşınması konusunda hazırlanan ADR Mevzuatı’na yönelik sunumların gerçekleştiği seminerde; Alışan Lojistik Sağlık, Emniyet, Çevre ve Kalite Müdürü Aslı Başaran, Shell Türkiye Karayolu Taşıma Departmanı Kontrat Müdürü Hüseyin Doğanay, UND İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Alper Özel ve BASF Ürün&Ulaşım Güvenliği Uzmanı Zeynep Çakır ADR sürecinin detaylarını katılımcılara aktardılar.

Alışan Lojistik Sağlık, Emniyet, Çevre ve Kalite (SEÇK) Müdürü Aslı Başaran, ‘Tehlikeli Madde Mevzuatı ve Türkiye’ başlıklı sunumunda, ADR uygulamalarında yönetmeliğin getirdiği birçok önemli noktanın varlığından söz etti. ADR Mevzuatına göre; Ürün Güven Numarası (UN), tehlike sınıfı ve paketleme grubu olmak üzere 3 başlığa göre uygulamaların gerçekleştirilmesine dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Başaran, aynı güven numarası ve aynı tehlike sınıfına ait olan tehlikeli maddelerin bile paketleme grubunun farklı olabileceği örneğini verdi. ADR Mevzuatı ile birlikte bu detaylara çok daha dikkat edileceğini ve bu uygulamanın sektöre büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Başaran, ADR’nin sadece yanıcı kimyasal madde gibi algılanmasının da yanlış olduğunu kaydederek, şunları söyledi: “ADR toplam 14 tane alt sınıftan oluşan tehlikeli kimyasal maddeyi barındıran bir mevzuat. Patlayıcı maddeler, gazlar, yanıcı gazlar, yanıcı ve zehirli olmayan gazlar ve zehirli gazlar ADR’nin kapsamına girer. Katı maddeler, yanıcı katılar ve kendi kendine yanabilen maddeler, su ile temasta yanıcı gaz çıkartanlar da bu kapsamın içerisindedir.”

Başaran, “Kimya sektörüne baktığımızda ilk gözümüze çarpan kriterler; ambalajımızı ADR’ye uygun seçeceğiz, ambalajlarımızı ve aracı etiketleyeceğiz, yetki belgeleri alacağız, sürücülerimizin hepsinin SRC belgesinin tam olması lazım, aracımızın ADR’ye uygun olması lazım, şirketin tehlikeli madde danışmanının olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Alışan ADR’ye çoktan hazır

Alışan ADR Sürecini Masaya Yatırdı

Alışan olarak ADR Mevzuatı konusunda neler yaptıklarını da aktaran Aslı Başaran, “Baktığınızda biz uluslararası taşıma firmasıyız ve tek işimiz zaten kimyasal, biz ADR ile yaşayan bir firmayız. Üniversitelerde ders veriyoruz ve bunu sosyal sorumluluk projesi olarak adlandırdık” dedi. Başaran sözlerini şöyle sürdürdü: “ADR, Alışan’ın bünyesinde zaten yaşayan bir süreç. Biz tüm araçlarımızı yönetmelik olsun olmasın etiketliyoruz.

Şoförlerimizin SRC 5 belgeleri zaten var. Araçlarımızın uygunluk belgeleri Almanya’dan TÜV tarafından alındı. Şuan kendi bünyemizde 2 tane tehlikeli güvenlik uzmanımız var. Taşımacılığımızın zaten yetki belgesi var, depolarımızın için de başvurularımızı tamamladık”

Doğanay: “Türkiye olarak ADR mevzuatına geçiş esnasında zorlanacağız”

Shell Türkiye Karayolu Taşıma Departmanı Kontrat Müdürü Hüseyin Doğanay ise ‘ADR Mevzuatının Gözden Kaçanları’ başlıklı sunumunda, “ADR Mevzuatı ile birlikte kökleşmiş lojistik firmalarının kurumsallığa doğru gittiğini görüyoruz. ADR Mevzuatını uygulayacak olan şirketler SWOT analizi gibi analizler yapmalı. Güçlü ve zayıf yanlarını tespit etmeliler. Örneğin ADR Mevzuatı sayesinde ADR’li araç farkının artması güçlü yan. Bununla birlikte kuralların uygulanması için mevzuatın getirdiği cezalar da çok önemli. Bu bağlamda yapılan denetlemeler de zamanla gelişecektir” diye konuştu.

Uygulamaya alınan ADR Mevzuatı’nın Türkiye için oldukça önemli olduğunu belirten Doğanay, “Profesyonel lojistik firmaları için gelecek ek maliyetler olacak ve firmalar üzerinde oluşacak bu ek maliyetleri iyi yönetebilen, kurumsallaşmasını tamamlamış lojistik firmaları gelecekte daha güçlü olacaklar” dedi.

Konuşmasında ADR’nin zayıf yönlerine de değinen Doğanay, “ADR anlaşmasının en zayıf yönü anlaşmanın yanlış çevrilmesi. Bununla ilgili resmi kurumların bazı çalışmaları olduğunu biliyoruz. Ama en azından mevzuatımız mümkün olduğunca iyi olarak düzenlenmiş. Bir diğer zayıf yönümüz, Türkiye olarak ADR mevzuatına geçiş esnasında zorlanacağız, çünkü bizde bireysel nakliyecilik çok fazla. Diğer zayıf yönlerden bir tanesi de ‘taşıt uygunluk belgesi’nin alınması. TSE’nin oluşturacağı servis merkezlerine araçları götürüp belge alınabilecek ancak henüz bu sahanın hayata geçirilmedi” diye konuştu.

Tehlikeli madde konusunda uzman yani tehlikeli madde güvenlik danışmanın Türkiye’de olmadığının da altını çizen Doğanay, sektörün toplantı ve konferanslarda ADR ile ilgili olarak birbirinden bilgi aldığını belirterek, “ADR’ye geçme hükümlülüğümüz var. Bu toplantılar olmasa birbirimizden bilgi alamasak kimden alacağız? Bu çok önemli bir eksiklik” ifadesini kullandı.

Tehlikeli madde güvenlik danışmanı yetersiz

‘Türkiye’deki ADR’nin Adaptasyonu’  başlıklı bir sunum gerçekleştiren UND İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Alper Özel ise tehlikeli madde taşımacılığında yüklemenin çok önemli olduğunun altını çizerek, ADR Gümrük Sözleşmesinde yükleme güvenlik standartlarının tanımlandığını ve ADR’de zorunlu hale geldiğini belirtti.

ADR’yi öğrenmek yanında yükleme güvenliğini de öğreneceklerini belirten Özel, yükleme güvenliğinin özellikle uluslararası taşımalarda Türk araçlarının en çok ceza yediği konulardan bir tanesi olduğunu ifade etti. Eksik yükleme güvenliğini; ani bir fren sonucu paketlerin zarar görmesi ve maddenin dışarıya sızması olarak belirten Özel, “Yükleme güvenliği uzmanlığı da artık gelişecek bir uzmanlık alanı gibi görünüyor” dedi.

Bir diğer konuşmacı olan BASF Ürün & Ulaşım Güvenliği Uzmanı Zeynep Çakır da “ADR Mevzuatı’nda amaç karayolu ile tehlikeli madde taşımasını güvenli bir şekilde, çevreye duyarlı olarak gerçekleştirmektir. Buna ek olarak ADR Mevzuatı’nın sürdürülebilirlik ve şirket imajına katkısı da oldukça büyüktür. ADR’yi sosyal sorumluluk olarak algılamak, kaynak kullanımını optimize etmek, atıkların azalması burada öne çıkan noktalar. Sürdürülebilirlik ve kalkınma perspektifinden baktığımızda ise ADR akıllı bir şekilde uygulanırsa önemli para birikimi sağlayabilir” dedi.

Elleçleyen, depolayan, dolduran her şirketin tehlikeli madde güvenlik danışmanı bulundurması gerektiğini vurgulayan Çakır, Türkiye’de sadece 10- 15 kişide tehlikeli madde güvenlik danışmanı sertifikası olduğunun altını çizdi.

Devrim: “Son 5 yıldır toplam kapasitemiz yüzde 20 büyüdü”

Kapanış konuşmasında ADR mevzuatı doğrultusunda geliştirdikleri şirket yapılanmalarından bahseden Alışan Lojistik Operasyonlar Koordinatörü Jan Devrim; “01 Ocak 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan ADR ile ülkemizde yeni bir dönem başlayacak. 1985 yılında kurulan Alışan Lojistik olarak ADR uygulamalarını henüz yürürlüğe girmeden tüm süreçlerimizde uyguluyoruz. Bununla birlikte Alışan Lojistik olarak bünyemizde SQAS gibi çeşitli belgeler mevcut” dedi.

Devrim, “SQAS baştan sona tüm süreçlerin doğru yapıldığını belirten önemli bir belgedir. 3 yılda bir firma olarak belge yetkilileri tarafından denetleniyoruz. Ve denetleme sonuçlarına baktığımızda Alışan Lojistik olarak; Avrupa’nın en iyi üç firmasından biriyiz. Biz Alışan Lojistik olarak tehlikeli maddelerin taşınmasında çevreye verilen zararı minimuma indirmek için çalışmalarımızı ADR mevzuatına uygun olarak sürdürüyoruz. Yürürlüğe girecek ADR yönetmeliği ile geleceğimiz için daha iyi bir ortam sağlayacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.

Alışan olarak bütün süreçlerde elektronik olarak bilgi almayı ve şeffaf olarak geri bildirim yapmayı başarmış durumda olduklarını belirten Devrim, “İş sürekliliği çok önemli. Alışan, 850’den fazla çalışanı olan Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasına girmiş ve son 5 yıldır toplam kapasitesini düzenli olarak yüzde 20 büyüten bir şirket. Bu büyüme müşterilerimize sürdürülebilir bir hizmetin alt yapısını sağlıyor” açıklamasını yaptı.

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.