logo

27 Eylül 2018

Ford’un Hafif Ticarideki Stratejik Adımı: PHEV

Özellikle Batı Avrupa ülkelerinde bir süredir yoğunlaşan dizel motorlu araçlara tepki otomotiv üreticilerini yeni adımlar atmaya zorlarken hafif ticaride Avrupa’nın lider üreticilerinden olan Ford, orta van segmentindeki güçlü modeli Transit Custom’ı PHEV teknolojisiyle üretime hazır hale getiriyor.

Ford, Belçika Lummel’de bulunan test merkezinde hafif ticari araçlarda bir süredir Transit Custom’la geliştirmekte olduğu PHEV teknolojisi ile ilgili detaylarını aktardı. Transit Custom Program Baş Mühendisi Ian Poter’ın tanıtımını yaptığı projede öncelikle piyasanın yüksek verimlilik sunan elektrikli araçları talep ettiği vurgulandı. Ancak elektrikli araçlarda kısıtlı menzil, yüksek satın alma maliyeti ve zayıf altyapı gibi endişelerin devam ettiğini açıklayan Porter, Ford olarak özellikle hafif ticari araçlarda Plug-in Hibrit teknolojisinin şehir içi kullanımlarında etkin bir çözüm olduklarına inandıklarını kaydetti. Sıfır emisyon sunmasının yanında menzil gerginliği yaşamadan ve taşıma kapasitesinden ve hacminden ödün vermeden operasyon imkanı sağlaması hedeflenen Transit Custom PHEV’le ilgili önemli teknik bilgileri açıklayan Porter, henüz geliştirilme aşamasında araçla ilgili detayların zaman içinde açıklanacağını söyledi. Netleşen teknik bilgiler arasında gücünü sadece 50 kW gücündeki elektrikli motorla hareket edecek olan Transit Custom PHEV’de menzil uzatması için 1 litrelik EcoBoost benzini motor kullanılacak. Bu motor ise ihtiyaç anında bataryayı şarj ediyor.

Sıfır Emisyon ve Uzun Menzil Bir Arada

Elektrikli menzilinin 50 kilometreye çıkması beklenen Transit Custom PHEV’in özellikle şehir merkezi operasyonları için ideal olduğunu aktaran Porter, aracın toplam menzilinin ise 500 kilometrenin üzerinde olacağını aktararak yaklaşık 1 tonluk taşıma kapasitesi sunacağını da sözlerine ekledi. 3 farklı seçilebilir EV moduna sahip olan araç, güç kaynağına bağlı olarak 5 saat ve 3 saatlik olmak üzere iki farklı zamanda şarj edilebiliyor. Aracın geliştirilme aşamasında Londra Deneyi adı verilen ve ticari kullanıcılardan polis ve kamu hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede kullanıcı deneyimlerini yakından gözlemlemek istediklerin açıklayan Porter,  bunun için 20 Transit Custom PHEV aracı 12 ay boyunca gerçek çalışma koşullarında test edilmesi için kurumlara teslim ettiklerini açıkladı.

Londra Deneyi’nde gelen ilk verilere göre 53 bin kilometreye ulaşan araçların bu mesafenin 19 bin kilometresini elektrikli olarak gittiklerini kaydeden Porter, Geofencing olarak bilinen teknoloji sayesinde şehrin belirli alanlarından elektrikli modun otomotaik olarak devreye girdiğini ve şehir merkezlerinde emisyon salınımını minimuma çektiğinin altını çizdi.

Farklı Kullanım Alışkanlıkları ve İhtiyaçlar Verimliliği Etkiliyor

Büyük Londra, İç Londra ve Sıkışık Alan olarak üç bölgeye ayrılan şehirde toplam yapılan kilometrenin yüzde 36’sının tamamen elektrikle sürüşle gerçekleştirildiği kaydedilirken Sıkışık Alan olarak tabir edilen alanda bu oranın yüzde 61’e çıktığı vurgulandı. İç Londra olarak adlandırılan bölgede ise tamamen elektrikli sürüş yüzde 54 olarak gerçekleşti ve şehrin kenar semtlerini de içine alan Büyük Londra bölgesinde elektrikli modda gerçekleşen menzil yüzde 48 olarak gerçekleşti.

Farklı kullanıcı filolarına göre yapılan değerlendirmede bazı filoların sadece elektrikli sürüşle yüzde 65 elektrikli modda gittikleri görüldüğünü aktaran  ve bazı filolarda yüzde 96 oranında sadece elektrikli sürüş kullandıklarını kaydeden Porter, meydana gelen farklılıklarda yolculuk tiplerine ve şarj etme davranışlarına göre değişim gösterdiğini kaydetti.

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.