logo

İsveç Çelik Ödülü 16. Kez Sahibini Buldu

İsveç-Çelik-Ödülü-16.-Kez-Sahibini-Buldu-1Yüksek dayanımlı çelikler ile yenilikçi tasarım ve üretim yapan alanında şirketler verilen Swedish Steel Prize (İsveç Çelik Ödülü) 16. kez sahibini buldu. 20 Kasım 2014 tarihinde İsveç’in başkenti Stokholm’de büyük bir törenle verilen ödül törenine dünya çapından yüzlerce SSAB müşterisi katıldı.

Yüksek dayanımlı çelik uygulamalarının en prestijli ödülü olarak kabul edilen Swedish Steel Prize (İsveç Çelik Ödülü) üş gün süren üretim tesisi gezileri ve teknik seminer programlarının ardından sahibini buldu.

İsveçli SSAB ve Finlandiyalı Ruukki’nin birleşmesinin damgasını vurduğu Yüksek dayanımlı çeliklerle ve daha hafif, daha güvenli ve daha çevre dostu ürünlerin geliştirilmesi amacıyla verilen Swedish Steel Prize’ın 2014 teması ise “Cesaret” oldu.

Swedish Steel Prize’ı Belaruslu Dev Damper Üreticisi Belaz Aldı

2014 Swedish Steel Prize için dört yüksek dayanımlı çelikten tasarlanmış dört aday finale kaldı. Madencilik, ormancılık, taşımacılık endüstrilerinden seçilen tasarımlardan Belarus’tan Belaz şirketinin ürettiği dev damperli kamyon büyük ödülü almaya hak kazandı. Özel bir tasarımla dünyanın en büyük damperli kamyonunun üretiminde yüksek dayanımlı çelik kullanan Belaz,  bu şekilde verimlilik ve yakıt tüketiminde kullanıcılarına avantaj sunuyor. 450 tonluk taşıma kapasitesine sahip olan Belaz 75710, madenlerde ve ocaklarda kullanılıyor. Geleneksel dev kamyonlara göre yüzde 25’lik daha fazla taşıma kapasitesi sunan Belaz, aynı zamanda yakıt tüketimini de azaltmayı hedeflemiş. Ancak taşıma kapasitesinin lastik boyutlarıyla kısıtlı olması zorlu bir mücadeleyle birlikte daha özel bir tasarımın gerekliğini zorunlu kılmış. Bu yüzden taşıma kapasitesini arttırmak için damperli kamyonun ağırlık dağılımında özel tasarımlar kullanılmış.

Geleneksel kamyonda arka aksı yükün yaklaşık yüzde 70’ini taşıyor, ancak Belaz 75710’da taşıma kapasitesini arttırmak için yük dağılımının hem arka hem de ön akslara yapılması gerekiyor. Bu dengenin sağlanması için ağırlığı ön tarafa kaydırmak isteyen Belaz mühendisleri, döner rulmanlı hareket eden aks sistemine ihtiyaç duyuyorlar.

450 Tonluk Damperli Kamyon Ödüle Taşıdı

Aks ve araç yapısı arasındaki kamyon süspansiyon sistemini rulmanla bağlayan döner taşıyıcı üretimi için SSAB’den Weldox 700F 110 mm ve 125 mm yüksek dayanımlı çelik kullanımına giden mühendisler, aracın damper gövdesi için ise Hardox 450 kullanıyorlar. Bu parçaların hepsinin ön işlemesi SSAB tarafında İsveç’te, montajı ise Belarus’ta gerçekleştirilmiş.

Bütün çalışmalar tamamlandığında ise 450 ton yükleme kapasitesine sahip olan Belaz 75710’da markanın diğer modeline göre 90 tonluk daha fazla yükleme kapasitesi eklenmiş oldu. Boş iken 60 saatte kilometre doluyken 40 saatte kilometre hız yapabilen araç, yüzde 10 açılık rampayı tırmanabiliyor. Deniz seviyesinden 5 bin metre yukarda ve -60 derece gibi zor şartlarda çalışabilen Belaz 75710, bir önceki nesle göre 180 mm daha alçak yapısıyla yükleme mekanizmaları için olduğu kadar emniyetli operasyon sunuyor.

Şili’den Meşrubat Treyleri: Santander

Swedish Steel Prize’ın bir diğer adayı ise Şili’den treyler üreticisi Santander Equipos’tu. Yüksek hacimli yüklerin taşınması için düşük ağırlıklı yarı römork üretimi yapan Santander, geleneksel tasarımlardan farklı olarak ürettiği çapraz bağlantılı treyler ile yüksek hacimli, daha düşük bakım maliyeti, düşük yakıt tüketimi sağlayan yeni ürünüyle finale kaldı.

Genel olarak yük treyleri ilk olarak üretildiklerinden beri çok fazla değişmedi. İki adet şasi kirişi, akslar, tekerlekler ve çekme bağlantısı olan treylerler genellikle kaynak yöntemiyle ağır çelikten üretiliyorlar. Şilili treyler üreticisi ise tamamen aerodinamik bir türünün ilk örneği bir treyler üretimine imza attı. Ülkenin en büyük meşrubat üreticisi olan müşterisi için çalışmalara başlayan Santander Equipos, Şili karayolu kanunlarına göre izin verilen 45 tonluk limitler çerçevesinde harekete geçiyor.

Treylerde Alışılmadık Tasarım

2013 yılında SSAB ile yeni ürünün geliştirmesine başladıklarını söyleyen Santander Genel Müdürü Gonzalo Santander, treylerin ana karakterinin yüksek mukavemetli çelik kullanarak daha hafif boş ağırlık sunmak olduğunu ifade ediyor. Yeni treylerimizde daha önce 7,8 tonluk önceki modele göre 2,5 tonluk bir hafifleşme sağlayarak ağırlığı 5,3 tona çektik. Bunun çok büyük bir fak olduğunu ifade eden Gonzalo Santander, bu şekilde sadece her 11 seferde taşınan bir treyler yükün taşıma maliyetinin olmaması anlamına geldiğini vurguladı.

Finale kalan yeni treylerin ana yapısında 5 mm ile 8 mm aralığında Domex 700 MC çelik kullanılmış. Çeki parçası yatağında ise 8 mm’lik Hardox 450 kullanılmış. Treylerin omurgası ise üç adet paralel C kiriş ve köşeden köşeye çapraz bağlantılarla oluşturulmuş. Yeni treylerin Türkiye’de de olduğu gibi yüksek taşımacılık maliyetlerinde çalışan firmalara avantaj sağlaması bekleniyor.

Timo Penttimies

Hardox plaka kullanarak ormanda faaliyet gösteren işletmeler için tamamen yeni ve düşük maliyetli bir mekanizmaya imza atan Timo Penttimies ise Finlandiya’dan finale kaldı. Farklı özellik ve kalınlıktaki plakalarla üretilen makine ağaç kesimi ve dalların ayrılmasında kullanılıyor.

Vale

Dünyanın en büyük madencilik şirketlerinden bir olan Brezilya merkezli Vale, yarışmanın bir diğer finalisti oldu. Güç ve dayanıklılığı aşınma direnciyle kombine eden Hardox 450 kullanan şirket, büyük ölçekli maden ve taş ocaklarında kullanılan yeni jenerasyon eleme ızgarasıyla ödüle aday oldu. Yeni ızgara daha iyi akış ve daha kolay bakımla birlikte daha düşük arıza zamanı sunuyor.

Ödülü Geçen yıl Mack Trucks Almıştı

013 yılı kazananı, Volvo Group’un bir parçası ve ABD’deki en büyük otomotiv şirketlerinden biri olan Mack Trucks olmuştu. Şirket, yüksek dayanımlı çeliğin özelliklerinin yenilikçi bir tarzda kullanıldığı süspansiyon sistemiyle ödülü almıştı. Süspansiyon sistemi çözümü yol performansını iyileştirmiş ve lastik aşınmasını yüzde 25’e kadar azaltmıştı. Yeni süspansiyon sistemi de taşıt güvenliğini ve sürücü rahatlığını artırıyor.

SSAB ve Ruukki Birlikte Çok Daha Güçlü

SSAB Başkan ve CEO’su Martin Lindqvist, 20 Kasım 2014 tarihinde düzenlenen bir toplantı ile gazetecilerle buluştu. Yaptığı konuşmada Ruukki ile olan birleşmeden sonra Yeni SSAB olarak isimlendirdiği yapı ile ilgili açıklamalar yapan Lindqvist, 9 milyon ton ile bazı çelik üreticileri kadar büyük olmasa da özel çelik konusunda küresel ve uzmanlıkla pazarda büyük bir yere sahip olduklarını söyledi.

1878 yılında Borlänge’de temelleri atılan şirketin1978 yılında SSAB olarak isim aldığını kaydeden Lindqvist, yatırım ve satın almalarla büyüdüğünü ve 2014 yılında SSAB ve Ruukki’nin evliliğinin gerçekleşerek tek isim altında birleştiğini kaydetti. İsveç, Finlandiya ve ABD’de bulunan tesislerinde üretim yaptıklarını ve dünya çapında 50’den fazla ülkede 17 bin 300 çalışanı bulunduğunu aktaran Lindqvist, 2013 yılında 8 milyar dolar satış yaptıklarını belirtti.

Yeni SSAB

İskandinav ülkeleri dışında satışlarının ağırlıklı olarak Avrupa ülkeleri ve ABD’de gerçekleştiğini kaydeden Lindqvist, şunları söyledi: “SSAB Special Steel ismindeki yapımız Ruukki ile birlikte küresel pazara katma değerli, yüksek dayanımlı çelik tedariki sağlıyor. SSAB Europe ise İsveç ve Finlandiya’daki üretim alanlarıyla İskandinav ülkeleri ve Avrupa ülkelerine özellikle müşterilerine ve küresel pazardaki otomotiv sektöründeki müşterilerine tedarik yapıyor. SSAB Americas ise ABD’de yüksek kalite ağır plaka üretimi yapıyor. Ayrıca Tibnor isminde İskandinav servis merkezi olarak da çalışan dağıtım şirketimiz ve Ruukki Construction isimli yapı çözümleri sunan bir şirketimiz daha var. Satışın ötesinde birçok deneyimli ve uzman teknik personelimizle müşterilerimize çok yakın bir şekilde duruyoruz. 2013 yılında müşterilerle birlikte gerçekleştirilen bin 200 projeye katıldık 3 bin 300 kişi teknik seminerlerimize katıldı.”

40. Yılına Giren Hardox Markası Devam Edecek

Lindqvist, sözlerine şöyle devam etti: “Yüksek dayanımlı çelik alanında Hardox markasıyla çok önemli bir yere sahibiz. SSAB’yi tanımayan şirketler bile kesinlikle Hardox ismini biliyorlar. 175 mm’ye kalınlığa kadar üretimini yaptığımız Hardox 2014 yılında 40. Yılını kutluyor. Enerjiden, inşaat makinelerine, taşımacılıktan otomotiv endüstrisine kadar pek çok alanda ürünlerimizi müşterilerimize çoğunlukla doğrudan sağlıyoruz.

Yeni SSAB olarak özel çelik pazarında daha kısa teslimat süreleri, yeni ürün ve servislerimizle, daha yüksek esneklik, üretim sistemi ve diğer avantajlarla pazarda daha güçlü bir şekilde yer almaya devam edeceğiz ve payımızı arttıracağız.”

SSAB ve Ruukki Birleşmesinde Çalışmalar Hala Devam Ediyor

Şirket ismi yerine ürün markalarını öne çıkarmayı tercih ettiklerini açıklayan Lindqvist, süreçle ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Ruukki ile birleşmemizin ardından hangi markalarla yürüyebileceğimizin çalışmalarını hala sürdürüyoruz. Şu anda kesin olan tek şey kesinlikle Hardox markamızı tutacağız. Ancak bütün SSAB ve Ruukki markaları devam etmeyecek. Bütün süreç tamamlandıktan sonra bunları açıklayacağız. Satışlarımızın olduğu bütün ülkelerde bir bilgi ve satış organizasyonumuz var. SSAB ve Ruukki’nin birleşmesinden sonra uzmanlaşmış satış ekiplerimiz ortak merkezleri kullanarak bilgiyi paylaşarak gelişecek. İki şirketin birleşmesini gerçekleştireli henüz çok olmadı. Önümüzde hala yapacak çok işimiz var.

Aday Tasarımların Uygulanabilir Olması Gerekiyor

Swedish Steel Prize jüri üyesi ve SSAB’da Başkan Yardımcısı ve Pazar Geliştirme Başkanı Gregoire Parenty ise basın toplantısında yaptığı açıklamada yüksek dayanımlı çeliğin yaratıcı ve gelişimle ilgili önemli adımlarda kullanılma deneyimiyle jürinin bir üyesi ve adaylık işlerinin bir parçası olmanın çok heyecan verici olduğunu söyledi.

16 yıl boyunca verilen bu ödülle yüksek dayanımlı çeliğin kullanımında değişen faktörlerini ve daha hafif ve güvenli ürünlerin daha çevreci ve rekabetçiliği arttırmasını görebildiklerini kaydeden Parenty, 16 yıl önce başladıkları yolculuğun çok önemli bir noktaya geldiğini kaydederek uluslararası katılımcıların yüzdesinin her yıl arttığını ve dünyanın her yerinin temsil edildiğini aktardı. Ödülün verilmesinde uygulanabilir yaratıcı tasarımların en önemli faktör olduğunu kaydeden Parenty, aday tasarımların geliştirilmesi sırasında da aday şirketlere teknik destek verdiklerini de ifade etti. Bütün jüri üyelerinin akademik isimlerden oluşmasının ödülün tarafsızlık değerini yükselttiğini ifade eden Parenty, Swedish Steel Prize organizasyonu çerçevesinde yüzlerce SSAB çalışanın, müşterinin ve gazetecinin üretim tesislerini görme şansı elde ettiğini de sözlerine ekledi.

350 Marka “Hardox in My Body” Logosu Taşıyor

Müşterilerine verdikleri destekleri farklı uygulamalar ile geliştirdiklerini ifade eden Parenty, treyler ve üstyapı sektörünün yakından tanıdığı “Hardox in My Body” programının müşterilerin ürünlerini satma aşamasında onlara yardımcı olduğunu kaydederek, “Müşterilerimiz için geliştirdiğimiz marka programımız Hardox in My Body dünya çapında 350’den fazla ağır taşımacılık ürünleri üreten firma tarafından ürünleri üzerine yapıştırılıyor” dedi.

Parenty: “Türkiye’den Aday Projeleri Bekliyoruz”

Basın toplantısının ardından konuştuğumuz Swedish Steel Prize jüri üyesi ve SSAB’da Başkan Yardımcısı ve Pazar Geliştirme Başkanı Gregoire Parenty, bu ödüle Türk firmalarının da katılmasını beklediklerini ifade etti. Pazarda çok güçlü Türk şirketlerinin olduğunu ifade eden Parenty, bu firmaların ödüle başvurarak başarılarını daha iyi gösterebileceklerini sözlerine ekledi.

SSAB Başkan ve CEO’su Martin Lindqvist ile Özel Röportaj

Martin-LindqvistSSAB uzun zamandır hem İstanbul’daki büyük ofisimiz hem de Ankara ofisiyle Türkiye’de oldukça kapsamlı bir şekilde yer alıyor. Ruukki de Türkiye’de sertifikalı partnerleri ve kendi satış ve destek ofisiyle yer alıyordu. Yeni SSAB olarak Türkiye’yi çok önemli bir büyüyen pazar olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca Türkiye bizim için Orta Doğu ve yakın bölgeler için de köprü görevi görüyor. Yaptığımız yeni düzenlemelerle Türkiye çevresindeki tüm ülkeler için satış direktörümüz faaliyetlerini İstanbul’dan yürütüyor. Yeni süreçte uzun zamandır bulunduğumuz Türkiye’de varlığımızı daha da arttıracağız.

Türkiye’deki müşterilerimizin bu yarışmaya katılmalarını istiyoruz. Türkiye’de üretim yaparak ürünlerini Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta Doğu veya Avrupa’ya ihraç eden lokal müşterilerimizle tıpkı İsveçli müşterilerimizle çalıştığımız şekilde çalışıyoruz. Geçen yıllarda Türkiye’yi ve oradaki müşterilerimizi defalarca ziyaret ettim. Stockholm Ekonomi Üniversitesi İsveç- Türk Enstitüsü’nün de kurucularından biriyim ve yönetim kurulu üyesiyim. İsveç ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesini isterim.

Gelecek süreç içinde özel çelik alanında bir fırsat görürsek bunu değerlendirebiliriz.  Ama bunu söylemek için çok erken.

Özel Çelikler İçin Özel Üretim Yöntemleri

İsveç Çelik Ödülü organizasyonu kapsamında dünyanın farklı ülkelerinden gelen müşteriler, gazeteciler ve SSAB çalışanları şirketin Borlange ve Oxelosund’daki üretim tesislerini gezme fırsatı buldular.

Borlange

Borlange’deki tesis Oxelösund ve Luleå’dan gelen çelik levhaları işleyerek rulo haline getiriyor. sıcak şerit haddehanesinde 8,5 inçten 0.05–0.6 inçe kadar farklı kalınlıkta rulo haline getirilen çeliklerin bazıları yüzey temizleme ve soğuk haddeleme işleminden geçiriliyor. Soğuk haddehanede 0.01 inçten 0.1 inçe kadar farklı kalınlıkta levhalar üretiliyor. Soğuk haddehanede ayrıca sertleştirme gibi bazı süreçler de uygulanıyor. Bazı ürünler haddehaneden yine Borlange tesisleri bünyesinde bulunan metal kaplama hattına ve renkli kaplama hatlarına gönderiliyor.

Oxelösund

SSAB’nin Oxelösund tesisleri çeliği A’dan Z’ye işleyen bir tesis olarak dikkat çekiyor. SSAB, kok kömürü işleri, maden eritme ocağı, çelik fabrikası, haddehaneler, kaynak sonrası işleme gibi bütün tesisleri bir araya getiren kompleks içinde yer alan kendi limanı üzerinden sevkiyat yapabiliyor. İki maden eritme fırınında üretilen ham demir çelik fabrikasına taşınıyor ve kalın çelik tabakalar ise sürekli döküm fabrikasında üretiliyor.

Daha sonra ise levhalar haddehanede 3 milimetreden 155 milimetreye kadar değişen kalınlıklarda işlem görüyorlar. Çelik levha kaynak sonrası işleme, biçimlendirme, su verilme işlemi ve boya işlemlerinden geçirilerek müşterilere gönderiliyor.

Erol Yıldız Betonstar Üretim Müdürü: “Yaklaşık 7 yıl önce kurulan Betonstar olarak yüzde 100 yerli tek beton üreticisiyiz. Çinlilerin egemen olduğu piyasada ikinci durumdayız.  52 metreye kadar farklı ebatlarda pompa ürünlerimiz var. Ayrıca sabit pompalarımız da var.

Kullandığımız ürünlerin üretim aşamalarını görmek beni mutlu etti. Bütün süreçleri yakından inceledik. Başarılı bir organizasyondu. Seminerler de gayet keyifli ve verimli geçti. SSAB ve Ruukki birleşmesinin olumlu etkilerini ilerleyen günlerde göreceğimize inanıyorum.”

Önder Çınar Telefoncular Yönetim Kurulu Başkanı: “Telefoncular, yassı mamulleri çeşitli proseslerden geçirerek ana sanayi firmalarına özellikle iş makineleri üreticilerine komponent haline getirerek projelerine destek sağlar.

Telefoncular organizasyonu ikiye ayrılıyor. Yerel pazar için Telefoncular Profil Ltd. Şti. Türkiye çapında 800 müşteriyle çalışıyor. Bu şirket yassı mamullere daha az proses katıyor. Telefoncular Çelik AŞ ise kesimden boyaya kadar kaynak işleme gibi birçok işlemi gerçekleştirerek ana sanayiye daha yakın ürünler üretiyor. Telefoncular AŞ’nin tek yerli müşterisi var. Onun dışında Türkiye’de yerleşik global markalara, Avrupa’ya, veya Asya gibi bölgelere ürünlerimizi doğrudan gönderiyoruz. Proje bazlı ve yıllık yapılan bu üretimler bize program yapma şansı veriyor. Kısa vadeli işleri sadece çok özel durumlarda yapıyoruz.

Telefoncular köklü bir firma ve SSAB’nin Türkiye’deki ilk günlerinden beri birlikte çalışıyoruz. Son iki yılda yakın bir şekilde çalıştığımız Ruukki’nin de sertifikalı partneri olmuştuk. SSAB’nin Ruukki’yi satın almasıyla tekrar eski tedarikçimize dönmüş olduk. SSAB ve Ruukki’nin güçlü yönlerini birleştirilmesiyle –şu anda bunun başarıldığını görüyoruz- bizim ve Türk pazarı için önemli bir gelişme olur. SSAB ile de 2015 yılı için anlaşmamızı yaptık ve ürünlerimizi oradan tedarik edeceğiz.

Eğer bugün dünya devlerini düşündüren ve onları zorlayan ciddi bir makine, treyler ve üstyapı şirketlerimiz varsa o markalarımızın çok uzak olmayan bir dönemde İsveç Çelik Ödülünü alacaklarını da düşünüyorum.”

Foto Galeri

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.