logo

Treyler ve Üstyapıda Kompozit Kullanımı Başladı

filton-1Pek çok farklı alanda kullanılan kompozit malzemeler yeni kullanım alanlarıyla birlikte treyler ve üstyapı endüstrisinde de kendini gösterirken Konya’da faaliyet gösteren Filton Kompozit ilk örneklere imza attı.

Daha önce taşımacılıkla ilgili olarak genellikle yat ve teknelerde kullanılan kompozit malzemeler, son dönemde Formula 1 yarışlarında yer alan araçlardan hibrit ve elektrikli otomobillerde hatta yeni nesil uçak gövdelerinde de yoğun olarak kullanılmaya başlandı.

Konya’da faaliyet gösteren Filton Kompozit Genel Müdürü Mustafa Filiz, gerçekleştirdikleri uzun çalışmalar sonucunda ürettikleri farklı modellerdeki römork, yarı römork ve üstyapı örnekleriyle dikkat çekiyor.

Filton Kompozit Genel Müdürü Mustafa Filiz, kompozit malzemeyi anlatarak avantajlarını sıraladı: “Birbirine karışmayan iki veya daha fazla katının bileşimiyle oluşan katı malzemelere kompozit malzeme denir. Doğadaki malzemelerin çoğu “kompozit” olarak adlandırılan bileşik yapılı maddelerden oluşur. Bu karışımın özelliği, kendini oluşturan maddelerin özelliklerinden çok daha üstündür. En tipik örnek, artık günümüzde gelenekselleşmeye başlayan ve “fiberglas” olarak bilinen polyester esaslı reçinelerin cam elyaf ile takviyesiyle üretilen malzemelerdir. Ancak bugün ileri kompozitler grubunda daha üstün fiziksel, kimyasal ve mekanik özelliklere sahip elyaflar kullanılmaktadır. Bu malzemeler yüksek dayanım (çekme ve basma dayanımı),yüksek elastik modül ve yüksek tokluğa sahiptirler. Kompozitler, özellikle polimer kompozitler yüksek mukavemet, boyut ve termal kararlılık, sertlik, aşınmaya karşı dayanıklılık gibi özellikleriyle pek çok avantajlar sunarlar. Ayrıca kompozit malzemeler dayanıklılık ve sertlik yönünden metallerle yarışabilecek olmasının yanında çok da hafiftirler.”

Kompozit Malzeme Ağırlıkta Büyük Avantaj Sağlıyor

Farklı modellerde ürettikleri kompozit gövdeli araçların sağlıklı bir şekilde çalıştığını ifade eden Filiz, bu araçlardan bir tanesinin gübre taşımacılığında kullanıldığını belirterek, gübrenin özelikle metal üzerindeki aşındırıcı etkisinin kompozitle birlikte minimize olduğunu kaydetti.  Treyler ve üstyapıda kompozit kullanımının gündemde olan tonaj problemine karşı da önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Filiz şunları söyledi:  “Araçları hafifleştirmek için yapılan çalışmalar genellikle şasi üzerinde yürütülüyor. Ancak bu durum eksik mühendislikle yapıldığı zaman aracın dayanıklılığını etkiliyor. Biz yaptığımız platform yarı römorkta şasiden hiçbir kısıtlama yapmadan sadece kapaklardan ve taban malzemesini kompozit olarak kullanarak aracın ağırlığını 5 bin 500 kilograma düşürdük. Şasi için ithal çelik ve ithal dingil kullanmadan 5 bin 500 kilogram tonajda çok büyük avantaj sağlar. İthal çelikten şasi ve ithal dingil kullanılarak bu ağırlık 5 tonun altına indirilebilir.

Filiz, bu çalışmaya nasıl başladıklarını şöyle anlattı: “Sektörün yaşadığı en büyük problem tonaj. Biz yollarda geri dönüşümü olduğu için çalınan metal rögar kapaklarının yerine kullanılan kompozit malzemeden yapılmış kapaklar gördük.  Çok hafif bir malzemeden yapılan bu rögar kapaklarının üzerinden en ağır ticari araçların geçmesine rağmen kırılmadan veya şekilleri bozulmadan kalabiliyorlar. Üstyapı olarak büyük ölçülerde bu parçaları basabilecek enjeksiyon makinesi olmadığı için bir süre sıkıntı yaşadık. Ama bu sorunları aşarak kurduğumuz sistemle büyük boyutlu parçalar üretmeye başladık.”

Türkiye’de ya da dünyada taşımacılık sektöründe kullanılan kasalara baktığımızda ahşap, metal ve alüminyum olmak üzere 3 çeşit kasa olduğunu aktaran Filiz, bunların üçünün de farklı kullanım alanları olduğunu ifade etti. “Yurtiçi taşımacılıkta taze sebze meyve için veya canlı hayvan taşımasında ahşap kasa, paletli yük taşımasında alüminyum kasa, dayanım gücü gerektiren yük taşınıyorsa metal ürünler tercih ediliyor” diyen Filiz, sözlerine şöyle devam etti: “Bizim yaptığımız ürün yalıtkan, alüminyum kadar hafif, metal kadar dayanıklı.  Bu yüzden tek kasa ile farklı ürünlerin taşınmasına imkan veriyor. Kompozitin kullanıma uygun olmadığı en büyük alan ise hafriyat. Hafriyatta normal saclar yırtılırken aşınmaya dayanıklı özel çelikler yoğunlukla kullanılıyor.

Doğadaki bütün malzemelerin kompozit olduğunu ve kompozitlerin birleştiği zaman kendi özelliklerinin çok üstünde değerler verdiğini vurgulayan Filiz, liflerin ve plastiğin kendi başına bir şey ifade etmediğini ancak uygun koşullarda birleştirildiği zaman dayanıklılığını çok üst seviyelere geldiğini söyledi.

Filiz: “Tabuları yıkmak Zor Olacak”

Mustafa-filizTabuları yıkmanın çok zor olduğuna da değinen Filiz, “Geliyorlar plastik dayanmaz diyorlar, rögar kapağının üzerinden 60 tonluk araç geçiyor bir şey olmuyor.  Tabuları zor yıkacağız ama kullanılmaya başladıkça en iyi reklamı kullanıcı yapacaktır. Kamyoncunun biri bunu kullanıyorum arkadaşlar hiçbir sıkıntı yok 1 ton hafiflikle ve ayda önemli ölçüde akaryakıttan tasarruf ediyorum dediği zaman bu ürün kullanılacaktır. Zaten bizim hedef kitlemiz her sektör değil. Şu anda öyle sektörler var ki çok özel taşıma şartlarına ihtiyaç duyan. Metal, ahşap kullanılmayacak elektriklenme yapmayacak manyetik olmayacak gibi… Tuz Gölünde çalışan bir aracımız var. Tuz gibi kimyasal yönden aşındırıcılığı yüksek bir ürünün taşınması için çok uygun bir malzeme.  Ancak ambarcılar bu üründen imal edilmiş araçları istiyor ama noktasal yüklerden çekindiğim için veremiyoruz. Mesela 5-10 tonluk CNC tezgahı atacak kasaya 4 ayağa basan bu ürünlerden çekiniyoruz. Şu anda paletli, paketli, standart yükü olan müşterilere verelim ondan sonra yavaş yavaş ihtiyaca göre geliştireceğiz diyoruz.”

Patentleri alınarak Kompozit kasa üretmek için 4 yıl süren ve 600 bin TL’yi bulan  Ar-Ge  giderlerinin devlet desteğini yeni hak ettiğini kaydeden Filiz, iki farklı yapıda yan kapak ve taban modellerini üretmek için   farklı kalıplara, özel tonajlı preslere ve tamamı ithal makinelere sahip olduklarını belirtti. Dünyada ise açık tip kasa olarak böyle bir ürün olmadığını belirten Filiz bu çalışmayı Türkiye’de  ilk olarak kendilerinin yapmasından mutluluk duyduğunu da sözlerine ekledi.

Aşındırıcı Ortamlarda Başarılı Sonuçlar

Kompozit kasa ve yarı römork çalışmalarının çok yeni olduğu için geliştirilmeye açık olduğunu vurgulayan Filiz, şu anda Kahramanmaraş’ta 2 yıldır çalışan 13,60 metre uzunluğunda bir yarı römork, Konya’da bir damperli kamyon ve 4 aydır Tuz Gölünde çalışan kamyon kasalarının yanı sıra bir çiftlikte çalışan traktör römorklarının bulunduğunu ve bir sıkıntı yaşamadıklarını vurguladı. Saha testlerinde  kompozit taban ve kapaklarda darbeler altında alüminyum yada saçlarda olduğu gibi  kalıcı deformasyonlar oluşmadığı şeklini koruduğu, küflenme paslanma ve çürüme oluşmadığını belirten Filiz,  ayrıca kompozit kasaların  boya ve bakıma gerek duymaksızın ilk günkü gibi şeklini koruduğunu sözlerine ekledi.

Enerji kaynaklarımızın yüzde 45’inin ulaştırma alanında kullanıldığı ülkemizde artan akaryakıt maliyetlerine karşı hafif araçların büyük avantaj sağladığını altını çizen Filiz, şöyle devam etti: “Yoğun çalışan bir firmada kasa kendini bir yılda amorti eder. Standart bir platform yarı römorka göre yaklaşık 1,5 ton avantaj sağlayan kompozit treyler daha fazla yük taşıyabildiği için sahibine daha fazla kazandırır. Hem de daha farklı ürünleri rahatlıkla taşıyabileceği için ayrıca bir avantaj sağlar.”

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.