Ana Sayfa Treyler Türk Treyler Endüstrisi Nereye Gidiyor?

Türk Treyler Endüstrisi Nereye Gidiyor?

Türk Treyler Endüstrisi Nereye Gidiyor?

Treyler Sanayicileri Derneği TREDER’in düzenlediği 2. Treyler Zirvesi, treyler sektörünün yaşadığı sorunlar kadar son dönemde elde edilen başarıların ve fırsatların da ele alındığı önemli bir zemine ev sahipliği yaptı.

TREDER Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Saltık’ın konuşması ile başlayan zirvede, Dış Ticaret ve Gümrüklerden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, Ulaştırma Bakanlığı TMKTD Daire Başkanı Kadir Erkan, TOBB Türkiye Ulaştırma ve Lojistik Meclisi Başkanı Çetin Nuhoğlu, Makine Mühendisleri Odası Yönetiminden Ümit Çevik ve TSE Genel Sekreter Yardımcısı Aykut Kırbaş açılış konuşmalarını yaptı. Mercedes-Benz’in ana sponsorluğunda, Alcoa, Intermobil, Saf-Holland ve Shell firmalarının katkılarıyla düzenlenen zirvede açılış konuşmalarının ardından üç ayrı panel düzenlendi.

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, açılış konuşmasında yaptığı açıklamada; “Sektöre her türlü desteği vermeye hazırız. Treyler sektörü, hem yerli üretim hem de ihracat potansiyeli ile ülke ekonomisi açısından önemli sektörlerden biridir” dedi

Çelik: “Sektöre Disiplin Gerekli”

Çelik konuşmasında şu açıklamaları yaptı: “Otomotiv Türkiye için önemli bir sektördür. Treyleri de otomotivde görüp değerlendirmek kanati bende çok yüksek.  Daha fazla görüşüp diyalog kurmaya hazırız. Bunu gördük. Gelen tüm heyetlerle yapılan temasları, çözümleri görüyorum, bunların daha da fazlası olmasından yanayım. Eğer bir tıkanma olduğu takdirde ben Bakan Yardımcısı olarak elimden gelen desteği doğrudan gösteririm. Biz o konuda sektörün büyümesi ülkenin büyümesi bizim için önemli. 1 kişinin istihdamı, 1 kuruşun artması bizim için önemli. 1 dolar bizim için önemli. Biz her konuda sizlerle olmayı kedimize görev biliriz. Bize güvenebilir ve inanabilirsiniz. Sizlere her zaman kapımız açık. Ne aksama varsa imalatta, denetimde tescilde sizinle çözmek için beraberiz. TREDER’e baktığınızda sınırlı sayıda üyesi var. Belli ki üye alımında seçiciler. 300 dolayında üretici var.  Sektöre bir disiplin gerekli.  Üretim standartlarına uygunluk sağlayıcı bir altyapıyı oluşturmaları lazım. Bu hem fiziki açıdan, hem makine ekipmanlarından, insan kaynakları bakımından bir bütüncül olarak bakıldığında bir arada görmemiz gereken bir konu. Sektörü üretim noktasından başlamak üzere sonuna kadar denetlemek gerekiyor.”

Tüzmen’den Treyler Sektörüne  3 Milyarlık Hedef

Dış Ticaret ve Gümrüklerden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen de yaptığı konuşmada treyler sektörünün 2023 yılına kadar 3 milyar dolarlık ihracat hedefi koyması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin dünya ekonomisinde ihracat olarak yüzde 1, ticaret olarak da yüzde 1 oranında pay alırken treylerde şimdiden yüzde 2 pay aldığını dikkat çeken Tüzmen, “Hesaplarımı yaptım. Yeter ki kendinize bir hedef belirleyin” diyerek Treyler üreticilerine mesaj verdi.

Tankerlerin yüzde 73’ü standartları karşılamıyor

Ulaştırma Bakanlığı TMKTD Daire Başkanı Kadir Erkan, Treyler Zirvesi’nde yaptığı açıklamada Türkiye’de 30 bin adet tanker olduğunu, bunların yüzde 73’ünün standartları karşılamadığını dile getirdi. ATP ve ADR yönetmeliklerinin uygulanacağının altını çizen Erkan, “ATP konvansiyonlarını da ADR yönetmeliği gibi alnımızın akıyla uygulayacağız” dedi.

TOBB ve UND Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, karayolu taşımacılık sektörü ve treyler sektörünün Avrupa’da ilk sıralarda yer aldığını ve bu sektörler gibi hiçbir sektörün bu kadar başarılı olmadığını belirterek; “Karayolu sektörü olarak ihracata da Türk ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Karayolu ile yapılan taşımalar önümüzdeki dönemde daha çok önem kazanacak. Beyaz Kitap’ta karayolunun yerini demiryolunun alması gerektiği söylendi ancak realitede böyle olmadı. Karayolu, çok daha hızlı büyüyor. Taşımacılıktaki verimlilik, ticaretin itici gücüdür. 1 milyon 200 bin taşımanın yüzde 80’ini Türk nakliyecileri olarak biz yapıyoruz. Ancak yeni iş modelleri ile daha fazla üretici ve tüketiciye ulaşmak için ülkeler yeni stratejiler geliştiriyorlar. Çin’in yeni açıklanan tarihi İpek Yolu’nu değiştirmek için daha güneyden gelerek Türkiye’yi geçerek Avrupa’ya açılma projesi hızlı şekilde gelişiyor. Yine TRACECA da yeni bir alternatif yol. Tüm bunlar gösteriyor ki lojistikte Türkiye, çok  önemlidir.”

Türk Treyler Endüstrisi Nereye Gidiyor

Nuhoğlu: “Kurallar doğru tanımlanmalı ve hepsinden önemlisi de o kuralları denetlemeliyiz”

Türk treyler sektörü olarak baktığımızda 2011’den 2014 yılına kadar Almanya’nın ardından ikinci sıradaydık. Ancak 2015’te İngiltere araya girdi ve ikinciliğimizi aldı. 2016’nın ilk 9 ayında ise 5inci sıradayız. Polonya, İngiltere ve Fransa bizi geçti. Türkiye’de pazar payı olarak hiçbir sektör ilk ikide olmamıştı. Karayolu taşımacılığı ve treyler sektörü olarak önemli bir yerde bulunuyoruz. Bunun altını doldurmak için gerçek anlamda güçlerimizi yan yana getirmek zorundayız. Treyler sektörünün ulaştığı kapasite ve güçten oldukça mutluyuz.  Kuralların ortaya çıkması konusunda paydaşlardan geri bildirim alarak düzenlemelerin yapılması çok önemli. Kurallar doğru tanımlanmalı ve hepsinden önemlisi de o kuralları denetlemeliyiz.  Görünen o ki halen yapılacak çok işimiz var” dedi.

1 Milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşacağız

TREDER Başkanı Kaan Saltık, bugüne kadar yapılan çalışmaların ve atılacak adımların önemine dikkat çekerek: “9 yıl önce birbirine rakip treyler üreticileri olarak bir araya geldik, geleceğe bir ışık tuttuk. Avrupa standartlarının ülkemizde de uygulanmasını, trafikte yük ve seyir güvenliğinin sağlanmasını istiyoruz. Türkiye’yi treyler üretim merkezi haline getirmek için çalışıyoruz. İşimizin kolay olmadığını biliyoruz. Bugün çok önemli mesafeler alarak karşınızda bulunuyoruz. Türkiye, ADR mevzuatı iyi bir yol kat etti ve ATP yönetmeliği için de hazırlıklarını yapıyor. TREDER’in en büyük başarısı ise kamu ile yapmış olduğu işbirliğidir. Ülke ekonomisinin ve sektörün sorunlarını yetkililere olabildiğince anlatmaya çalışıyoruz. Teşekkür ederiz ki onlar da bu hevesimizi karşılıksız bırakmıyorlar. Kamu otoritesi, bu zirvede yine bizim yanımızda. Buraya bir kez daha sektöre katkılarını sunmak üzere geldiler” dedi.

Türk Treyler Endüstrisinin 2015 İhracatı 270 Milyon Dolar

Dünya treyler üretimi, 1,3 milyon adet olduğunun altını çizen Kaan Saltık; “Türkiye olarak yılda 35 bin adet treyler üretiyoruz. Bunun 25 bin adedini yurtiçine veriyoruz. Treylerde ithal ürün yüzde 5’i geçmiyor.  Yani net ihracatçı konumunda bir sektör.  Uludağ İhracatçılar Birliği kayıtlarına göre geçen yıl 270 milyon dolarlık ihracat yaptık. Hedefimiz 2023 yılına kadar 1 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmak. Daha önemlisi yakın zamanda yapılacak yatırımlarla treyler üretim kapasitemiz 100 bin adetlere çıkıyor. Avrupa’nın büyük treyler üreticileri ve önde gelen yan sanayi firmaları Türkiye’ye yatırım yapıyor. Yerli ve yabancı yatırımcıların katkılarıyla sektörümüzün yarattığı katma değer, her gün katlanarak büyüyor. Yerli üreticilerimiz ise sadece Türkiye’de değil aynı zamanda yurtdışında yaptıkları yatırımlarla global oyuncular haline gelebilmek için önemli adımlar atıyor. Ar-Ge’ye verdikleri önemle yurtdışında inovasyon ödülleri kazanıyor” dedi.

Zirvede Uluslararası Standart ve Konvansiyonlara Uyum, Türk Treyler Sektöründeki Fırsatlar ve Tehditler ile Treyler Sektöründeki Yeni Yatırımlar konulu üç ayrı panel düzenlendi.

Türk-Treyler-Endüstrisi-Nereye-Gidiyor


ATP’de TSE Yetkilendirildi

Ulaştırma Bakanlığı TMKTD Daire Başkanı Kadir Erkan yaptığı konuşmada, “Tehlikeli maddelerin 4 modda taşınması için düzenlemeler yapıyoruz. Tüm bu modlardaki çalışacak kişilerin, sürücülerin ve firmalara danışmanlık eğitimi verecek eğitmenlerle ilgili çalışmalar yapıldı. Eğitim kurumların yetkilendirilmesi, denetlenmesi ve bunların belgelendirilmesini bakanlık adına kurumumuz yapıyor. 9 eğitimci ve bin 500 sürücüde SRC belgesi vardı. 130 kişiye ulaşan eğitimci ile SRC belgesi olan sürücü sayısı 36 bin oldu. Eğitimlerimiz başladı ve başarılı şekilde ilerliyor. Yol kenarı ve yol üzeri denetimlerini gerçekleştiriyor ve işletmeleri denetliyoruz. Denetimler için kapsamlı eğitimler verdik. 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren 58 binin üzerinde araç denetlendi. ATP konusunda TSE yetkilendirildi. Altyapı hazırlıklarımız tamamlayıp en kısa sürede bu işlemlere başlayacağız” dedi.

İşletme Denetimleri Başlayacak

Kurumlarının 2012 yılında araç tespitine başladığını aktaran Erkan, istastiki bir veriye ulaşmaya çalıştıklarını ancak Emniyet’te başka, TÜVTÜRK’de başka rafinerlerde başka rakamlara ulaştıklarını açıkladı. Erkan şöyle devam etti: Aynı zamanda işletme denetimlerine de bakanlığımız başlamıştır. Mevzuatı hazırlıyoruz. Mevzuat hazırlandıktan sonra, yol kenarı denetimlerini AB’de deki yaptığımız gibi işletme denetimlerini de aynı şekilde yapacağız. Bunun bilinmesini istedim.”

ATP’de Doğru Bilinen Yanlışlar

Germanischer Lloyd’un Türkiye temsilcisi olarak ATP testleri yapan Atlıhan Ltd. yöneticisi  Emrah Deniz ise şu bilgileri verdi: “Uluslararası nakliye yıllardır ATP’yi kullanıyor. Türkiye’de ATP’li treyler üreten firmaların hepsi uluslararası ölçekte. 8-10 tane ATP belgeli üreticimiz var. Türkiye’nin mevzuatsal olarak sıkıntısı var. ATP yanlış bilinen bir şey var. ATP’nin kapsamı o kadar dar ki bugün devreye alacağız dersek yarın alabiliriz. Çünkü ATP bozulabilir gıdaların uluslararası dolaşımını içeriyor. Birçok ürün ne yazık ki bu mevzuata girmiyor. Süt, dondurma ve bütün dondurulmuş gıdalar ATP’ye giriyor ama ilaç girmiyor.

Türkiye’nin içinde çok büyük eksikliklerimiz var. Mersin’den bir kamyon meyveyi alıyor hiçbir ekipmanı olmadan İstanbul’a getiriyor buradan da gübre alıp gidebiliyor. Araç yıkanıyor mu denetleniyor mu, bilmiyoruz. Birçok ülke ATP konvansiyonunu kendi ülkelerine uyguladılar. ATP ne gerektiriyorsa kendi ülkemde uygularım diyorlar. ATP içerisinde yaş sebze meyve yok ama İspanya, Portekiz, Fransa bunu ATP içine kattılar. ATP’yi fırsata çevirmişler. ATP uluslararası taşımacılıkta ne gerektiriyorsa yurtiçinde de ben isterim diyor. Neden İsveç ve Almanya böyle bir karar almıyor. İspanya, Portekiz, Fransa bu ürünlerin ihracatını yapıyorlar ve kalitenin artırılmasını istiyorlar. Fire oranlarını olabildiğince aşağı çekmek istiyorlar. Bakanlıkta yaptığımız toplantıda bu öneride bulundum. Türkiye’de de yaş sebze ve meyvede ATP’yi zorunlu uygulayarak birçok fireden kurtulmuş olacağız.”

Otokar ATP Test Merkezi Oldu

TSE Ulaşım ve Lojistik Sistemleri Merkezi Başkanı Nihat Kölük ise şöyle konuştu: “300 Treyler üreticisinden 15’ninin denetimden geçmesi, Treyler üreticilerinin karşı karşıya kaldığı bir tehdidin sonucu. Bu firmalar zaten üretici vasfında firmalar değil. Dolayısıyla bu denetimler sektörün zafiyeti değil sektörün karşı karşıya kaldığı bir tehdidi gösteriyor. Süreç, işbirliği içerisinde ilerliyor ve sonuçları ihracat rakamlarıyla görüyoruz. ATP konusunda görevlendirme yapıldı. Otokar ile aramızda bir protokol yaptık. TİP onay belgesi için Otokar’ın altyapısını kullanacağız. Bakanlıkla yetkilendirmemiz, talimatlar, formlar, uzmanların yetiştirilmesi, test merkezi tamamlandı. Otokar Test Merkezi ziyaretinden sonra bakanlığımız çalışmalara başlayacak. Başta aksamalar olabilir. TSE’nin en önemli rolü, arayüz olabilmek. Bakanlık ve sektörün bize olan güveni boşa çıkarmayarak görevimizi yapmaya çalışıyoruz.”

Tokatlı: “Denetim önemli sorun”

TREDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Tokatlı yaptığı konuşmada Kürşat Tüzmen’in Treylerde 3 milyar dolarlık ihracat hedefi söylemine değinerek bu rakamı yakalamak için dünya standartlarında üretim yapılması gerektiğini söyledi. Tokatlı, “Avrupa’da ikinci sıradan beşinci sıraya geriledik. Bundan rahatsızlık duyuyoruz ve yukarı çıkarmak zorundayız. ADR ve ATP yönetmelikleri geç oldu ama güzel oldu. 2015 yılında üreticiler olarak ADR konvansiyonuna uygun üretime girildi. TİP onayı alan 31 üretici oldu. Tank tipiyle 57”ye ulaştı. Sekiz üretici de onay aşamasında. 40’a yakın üretici onay almış olacak. ADR’de kendi adımıza bir sıkıntı olmadı. TSE’nin çalışmaları sayesinde sancılı başlayan süreç, şimdi çok hızlı ilerliyor. Asıl konu denetim. Taşıt Durum Tespit Belgesi almayanları trafikten men etmek gerekiyor. Ayrıca araçları trafiğe tescil ederken de ADR belgesi istenebilir. Öte yandan şu anda ATP gündemde. Kanun olarak henüz yürürlüğe girmedi. Türkiye’deki üreticiler 1990’lı yıllardan beri ATP sertifikalı araçlar üretiyoruz. Ancak bozulabilir gıda insan hayatını tehdit ettiği için yurtiçi nakliyenin de denetim altına alınması gerekiyor. TREDER olarak bu yola baş koyduk. Dünya standartlarına uygun treyler üretmek için birlikte çalışalım ve 1 milyar dolarlık değil 3 milyar dolarlık ihracata birlikte gidelim” dedi.

Tırsan Üretiminin Yarısını İhraç Ediyor

Tırsan Pazarlama Koordinatörü Volkan Oflaz ise 2016 yılında ağır ticari araç pazarının yüzde 45 treyler pazarının ise yüzde 26 oranında düştüğünü söyleyerek başladığı  konuşmasında müşterilerin ihtiyaçlarının isteklerinin tam olarak analiz edilmesi artık çok önemli olduğunu söyledi.

Oflaz konuşmasına şöyle devam etti: “Endüstri 4.0 dediğimiz aslında müşteriyi anlama, onu kavramaktan geçiyor. Tüm şirketleri olarak müşteri ihtiyaçlarını daha iyi analiz ediyor olmamız lazım. Tırsan olarak, iş yapış şekillerinin ortasına müşteriye yerleştirmemiz gerektiğini ortaya koyduk ve bu yönde çalışıyoruz. O anlam benzersiz bir yönetim anlayışımız var. Bilindiği gibi Tırsan, 1977 yılında kuruldu, daha sonrasında 1993 yılında Avrupa’nın en modern üretim tesisi olan Adapazarı Fabrikasını devreye aldı. Paralelinde Kässbohrer ve Talson markalarını bünyesine kattı. Şu anda fabrikasına en çok ziyaretçi alan üreticiyiz. Bunu çok önemsiyoruz. Fabrika gücü, üretim gücü bunları gösteriyoruz. Bunlara biz cephe diyoruz. Cephe sayısını arttırmaya çalışıyoruz

Avrupa’da Portekiz’den tutun Yunanistan’a kadar, hatta Japonya’ya Rusya’da kadar genişleme içerisindeyiz. Kolay değil. Farklı kültürlerle çalışma noktasında ev ödevinizi iyi tamamlanmış gerekiyor. Aynı gün İtalyan veya İspanyol ile çalışıp, yaptıklarınızı çok iyi anlatmak, sahip olduğunuz değerleri çok iyiaktarmak gerekiyor. En büyük fırsat burada. Türkiye’de bazı problemler var. Pazar Türkiye’de küçüldü ama bizim hedeflerimiz büyük. Hala yatırımlarımıza devam ediyoruz. TREDER olarak baktığımızda herkes yatırımlarını arttırdı.  Toplam yıllık hacimde bir milyonluk bir Pazar var. Rusya ve Avrupa da ise 230 bin adetlik bir semi treyler pazarı var. Avrupa’da son 10 yılda ağır vasıta yüzde 5, semi treylerde yüzde 10 büyüdü. Büyümeye devam ediyor. 2008 kriz öncesine doğru bir gidişat var. Tırsan ihracata ağırlık veriyor. Üretimde yarı yarıya gidiyoruz. Yılı da yüzde 45, yüzde 55 bandında bitiririz diye bakıyoruz. Üretici gözüyle baktığımızda en geniş ürün grubuna sahip firmayız. Avrupa’da da üçüncü sıradayız. Çok farklı endüstri grubuna dokunup, çok farklı müşteri taleplerini karşılayıp, buna uygun hizmetler ve çözümler sunmak zorundayız.”

Alcoa Yatırım İçin İlk İki Aşamayı Geçti

Alcoa Türkiye ve Balkanlar Satış Müdür Abdullah Aydın ise panelde yaptığı konuşmada yabancı yatırımları çekmek için avantajları ve eksiklikleri ortaya koymanın gerektiğini kaydederek başladığı konuşmasında şunları söyledi: “Birinci ayak devlet desteği. İkinci ayağı ise müşteriler. Bunu gündeme getirmeye çalışacağım. Devletten, şirketlerden bahsettik ama bu konu üzerinde çok durmadık. Hepimiz birer kullanıcıyız. Biz kullanıcılar olarak yatırımcıları doğru yatırımlar konusunda ne kadar teşvik ediyoruz. Benzin alırken 3 kuruş daha ucuzu mu tercih ediyoruz yoksa tüm güvenlik standartlarını karşılayan üst düzey kalitede hizmet veren bir istasyonu mu tercih ediyoruz. Gıda alırken, pahalı da olsa güvenli gıdayı mı tercih ediyoruz. Müşteri ayağında kalite vurgusu, belge sorgulaması yapıldığında yatırımların önünü açılacaktır. Alcoa’nın yatırımlarına baktığımızda bu bir süreç. 1886 yılında alüminyumu ayrıştırma yöntemini bulan firmadır. Buluşundan iki sene sonra şirket kuruluyor. Örnek olarak dövme alüminyum jantı 70 yıl önce 1948 icat ediyor. Bunun Avrupa’ya gelmesi ise 1978 yılında oluyor. Avrupa’daki yatırımı 1996 yılını buluyor. Yatırım maliyeti taşınma maliyetinden bir tık yukarıda, yatırımlar yavaş ilerliyor. Türkiye yapılanmamıza 2012 yılında başladık. Başladığımız yol ile kat ettiğimiz yol arasında çok ciddi mesafe var. Bu da yatırım aşamasının birinci ve ikici aşamasını tamamladık anlamında geliyor. Nedir bu iki aşama. Yatırım yapmadan her firma varlığını göstermek istiyor. İkinci aşama da Pazar payı. Bunu tamamlamış oldu. Üçüncü aşama ise yatırım olacaktır. Montaj fabrikası da olabilir. Ondan sonra da küresel hub olma başarısı tamamlandığında yatırımlar kendiliğinden gelecektir.”

Krone Tire’de Şasi Fabrikası Açıyor

“Türkiye’yi treyler pazarı cazip hale getiriyor” diyen Krone Türkiye CEO Rıza Akgün , “Krone olarak 110 yıllık bir firmayız. Altı fabrikamızdan tek yurtdışı olan Türkiye Tire’de. Türkiye, doğal bir lojistik merkezi ve bu nedenle aldığımız yatırım kararından çok memnunuz. 35 milyon Avro yatırım ile10 bin kapasiteli bir fabrika yaptık. Türkiye’de bayii olmadan yani direkt satış modeline geçtik. Müşterilerimiz, direkt üreticiyle muhatap olmak istiyorlar. İkinci el araçların alım ve satışını da yapıyoruz. Türkiye’ye güvendiğimizi gösteren yatırımlarımız devam ediyor. Gebze’de Krone yedek parça yatırımı yaptık. Tire’de yeni bir fabrika daha devreye alacağız. 10 bin kapasiteli yeni şasi fabrikası açıyoruz. 2017 Mayıs’ta üretime alacağız” diye konuştu.

SAF Holland Türkiye Pazarına İnancını Yatırımla Gösterdi

SAF Holland Yönetim Kurulu Üyesi Alexander Geis yaptığı konuşmada, “1881 yılında kurulan SAF Holland dünya çapında 17 üretim tesisine sahip. Bunların 5 tanesinde sadece aks üretimi yapıyoruz. Almanya ve Avrupa’daki fabrikalarımız bütün siparişleri dolu bir şekilde çalışıyorlar. Biz üretim kapasitemizi arttırmak için Türkiye’de yatırım kararı aldık. Türkiye’yi sadece yerel pazarlar için değil Avrupa, Afrika ve Ortadoğu’nun merkezinde olması nedeniyle hub olarak düşünüyoruz. Saf Holland olarak Türkiye’de tesisimiz sadece montaj hattı değil, 15 bin metrekarelik bir üretim merkezi olacak. Biz Türkiye’nin eğitimli iş gücünü biliyoruz ve bu nedenle yatırım yaptık. Gelecekte de bu nedenle yatırım yapmaya devam edeceğiz. Kendisi de büyük bir Pazar olan Türkiye’de 2016 yılının ortalarından beri bu fabrikanın kurulumuyla ilgili büyük çaba harcıyoruz. Fabrikamız sadece montajın yapıldığı bir tesis olmayacak kesmenin kaynağın olduğu tam bir üretim merkezi olacak ” açıklamasını yaptı.

Koluman’ın Mersin’de 70 Bin Metrekarelik Dev Yatırımı Devam Ediyor

Üretim için Türkiye’nin, dünyadaki birçok ülkeye göre daha büyük avantajlar sunduğunu kaydeden Koluman Otomotiv Endüstrisi CEO Klaus Peter Pfeifer, “Lojistik anlamında önemli bir konumda bulunuyor. Mavi yakalı iş gücü olarak bakıldığında Türkiye, en iyi ülkelerden. Daimler için İstanbul ve Aksaray fabrikaları hep en iyi fabrikalardı. Koluman, Mersin’de de 50 milyon Avro’luk 70 bin metrekarelik bir yatırım yapılıyor. Öyle bir fabrika kurmak istiyoruz ki dünya standartlarında olsun. Türkiye’de olmaktan çok memnunum” dedi.

Böser: “Türkiye Avrupa treyler pazarının hep ilk üçüne girdi”

BPW olarak Türkiye’yi en önemli ülkelerden biri olarak değerlendirdiklerini söyleyen BPW Avrupa Satış Direktörü Dietmar Böser ise şöyle konuştu: “Türkiye pazarında faaliyetlerimize bir distribütörle başladık. Türkiye iş gücü, ihracat etkinlikleri, coğrafi konumu, yetenekli insanları ve Türk nüfusunun genç yapısı nedenleriyle yatırımlarımızı arttırdık. Geleceğimizi de düşünerek Gebze’de bir tesis kurduk. Bu tesisimiz sayesinde lojistik işlemlerimizi de çok rahat yapıyoruz. 2010 yılından itibaren Türkiye, Avrupa treyler pazarının hep ilk üçüne girdi. Türkiye’deki treyler üreticilerinin çoğu Avrupa ülkeleri ile çalışıyorlar. Dolayısıyla fabrikamız için gerçekleştirdiğimiz yatırım, çok yerinde bir karar oldu. Kalıcı uzun dönemli stratejilerimiz var. Aradığımız kısa dönemli başarılar değil.”

Tırsan Ulm’de İkinci Tesisini Açıyor

Kässbohrer Yönetim Kurulu Üyesi İffet Türken da, “Avrupa’nın üç ülkesinde dört üretim tesisine sahibiz. Kässbohrer, Avrupa’nın en hızlı büyüyen treyler markası diyebiliriz. Rusya’da tüm pazar düşerken pazar payımızı artırdık. Goch Fabrikası’na 1998 fabrikasına yatırım yaptık. 1893’te treyler üretiminin başladığı Ulm’e geri dönüyoruz ve ikinci tesisimizi burada açacağız. Almanya’dan 19 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bugün Almanya’da Kassbohrer’in marka bilinirliği yüzde 97. Ama daha önemlisi biz Kassbohrer’i 2002 senesinde aldık, aradan geçen dönemde markayı daha ileri taşıdık, Daha öncü olduk, Tırsan’ın öncü gidişini Kassbohreri daha ileri taşımak adına kullandık. En fazla ürün çeşitliliğine sahip şirketiz. Bunu sayesinde 55’ten fazla ülkeye ihracat yapar haline geldik. Sadece Avrupa’ya değil Avrupa dışına da satış yapabiliyoruz.  Kassbohrer Avrupa’nın en hızlı büyüyen treyler markası. Polonya’da ADR’li alüminyum tankerde pazar lideriyiz. Almanya da perdelide çok ciddi anlamda büyüdük. Rusya’da tüm pazar düşerken pazar payımızı artırdık” açıklamasını yaptı.

Özbayır: “Son 6 yılda çekicinin payı yüzde 50 mertebesine ulaştı”

Mercedes-Benz Kamyon Pazarlama ve Satış Müdürü Bahadır Özbayır ise yaptığı konuşmada, “Ticari araç sektörü söz konusu olduğunda araç ve treylerden birlikte bahsedebiliriz. Bunlar ayrılamaz parçalar olduğu için treylerin gelişimine baktığımızda araç sektöründen bağımsız olmadığını görüyoruz. Biz de bu değişimin içinde yer aldık ve bu gelişime destek olduk. Peki 20 yılda araç üretiminde nasıl bir değişim oldu? Türkiye’nin gelişmişlik durumuyla paralellik arz ediyor. 2000 yılına kadar ki dönemi alım maliyeti düşük, her işe uygun araç dönemi olarak değerlendiriyorum. Yüklü ağırlığı 25 tonu geçmeyen rijit kamyonlardan oluşan bir dönem bu. Çekicinin payı ancak yüzde 9’du. Nakliyeciler araç parklarını küçük tutuyorlardı” dedi

Özbayır sözlerine şöyle devam etti: “Treyler sektörü de tenteli olmak üzere klasik tipler üzerinde çalışıyorlardı. 2000 yılından itibaren bu dönem kapanmaya başladı. 2004 yılında devreye giren Karayolu Taşıma Kanunu, bir devrim yaptı. Önüne gelenin lojistik şirketi kurduğu dönem ortadan kalktı. Yetki Belgeleri, Öz mal oranları gibi az tanıdığımız düzenlemelerle ihtisaslaşma dönemi oldu. Asgari tonaj geldi. 25 tondan az olmaz dendi. Bunu da ancak çekici ile yapılabilir oldu ve filolaşmalar başladı. Yol denetimleri de buna destek verdi. Bu nedenle hem adetler arttı hem de ihtisaslaşma oldu. Son 6 yılda Türkiye bir şantiyeye döndü. Artık çekicileri sadece uzun yolda değil inşaat sahalarında görmeye başladık. Son 6 yılda çekicinin payı yüzde 50 mertebesine ulaştı. Çekicinin bu gelişimi ile treyler çok iyi bir yere oturdu ve bunun devam olacak.”

Global treyler pazarının, çok dalgalı olduğunu dile getiren Wabco Başkan Yardımcısı Christiaan Verschueren ise, “2008 yılında çok azalma oldu. İnovasyonlar pazarı çok değiştirecek. Kuzey Amerika pazarında 60 binin üzerinde treylerin üretimi düşebilir. Ama Türkiye’de hedeflerin böyle olması çok önemli. Wabco için Türkiye çok önemli bir pazar olmuştur. Türkiye’nin eşsiz konumu avantaj sağlıyor. Türkiye’nin ürettiği treylerleri herkes beğeniyor. Bizim için Türkiye üretim açısından da imaj açısından da önemli bir pazar. Wabco olarak bizim somut planlarımız yok. Çok değişik şekillerde Türkiye’de yatırım yapıyoruz” dedi.

‘Türk Treyler Sektöründeki Fırsatlar’ adlı panelde söz alan Krone Commercial Vehicle Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Gero Schulze Isfort, Almanya dışında bir tek Türkiye’de üretim yaptıklarını kaydederek, “Bu yatırım kararı uzun soluklu ve sürdürülebilir bir karardı. Doğru yerde yatırım yaptığımıza inanıyoruz. Bu yatırımı daha da genişleteceğiz ve büyüteceğiz. Türkiye’yi bir merkez olarak görüyoruz. Bu merkez sayesinde, Orta Doğu, Irak, İran ve Afrika’ya ulaşıyoruz. Çevre ülkelerde koşullar ne durumda olursa olsun Türkiye merkez olmaya devam edecek” şeklinde konuştu. Türkiye’de iş yapmaya kendilerini adadıklarını belirten Schulze Isfort, “Türkler, çok çalışkan yetenekli ve yüksek motivasyona sahipler. Çok parlak bir geleceğin bizi burada beklediğini inanıyorum” dedi.

Treyler Endüstrisinin Karşısındaki Tehditler

TREDER Yönetim Kurulu Başkanı  Kaan Saltık sektöre yönelik tehditleri üç gruba ayırdı. Jeopolitik tehditler içinde komşu ülkeler ile olan tatsızlıkların nakliyecileri ve dolaylı olarak kendilerini de etkilediğini ifade etti. Burada çözümü politikacılara bıraktıklarını kaydeden Saltık,  sektörü tehdit eden konuların başında sahtecilik geldiğini vurguladı:  “Sahtecilik ciddi boyutta zarar veren, finans sektörünün bizden uzak kalmasını sağlayan bir durum. Ürettiğimiz treylerlerin bir takım numaralarla kağıt üzerinde oynamalarla tekrar yeni araç gibi trafikte yeniden tescil edilmesi. Bu bizim canımızı çok yakıyor. Bine yakın araçlarımız bu yolla kaçırılıyor. Araçlar finansmanla satılıyor ve aracın üzerinde bir teminat bulunuyor.  Bu aracı finansmanla alan firmalar evrakta sahtecilik yaparak bu araçları yeni tescille trafiğe sokuyorlar ve araç elimizden uçuyor. İnanılır bir şey değil. Sermayemize büyük zarar. Güvenirliğimize zarar veriyor. Bankaların bizleri finanse etmesine zarar veriyor. Bizi finanse ederken daha temkinli davranmak zorunda kalıyor.”

Üçüncü sorun ise merdiven altı üretime işaret eden Saltık, bütün kuralların dışında bir ortamda işlevlerini sürdüren  yapılarla ilgili ise şu bilgileri verdi: “Hepimiz belirli regülasyonlara göre üretim yapıyoruz. Tip Onay Belgemiz var. Çalışanlarımızı tam gösteriyoruz. Haklarını tam veriyoruz. Faturalarımız tam. Regüle bir ortamda çalışıyoruz. Kaçacak yerimiz yok. Buna karşılık merdivenaltı diye tabir ettiğimiz bir takım küçük üreticiler… Bunların arasında iyiler var kötüler var ben kötüleri söylüyorum. Bu kötüler az maliyetle iş yapıyorlar ve haksız rekabet ortaya çıkıyor. Bu sektörün yabancı yatırım çekmesi, global oyuncularının olması için sağlıklı büyümesi ve global markalar yaratmak için bu iki sorunun kesinlikle çözülmesi gerekiyor. Bu konuda EGM ve Sanayi Bakanlığının çok iyi çalışmaları var. Merdiven altı üretim kesinlikle denetimle çözülebilecek bir sorun. Kamu otoritesinin ağırlığını koyarak rekabet ortamını herkese eşit hale getirmesi gerekiyor.”

Türk-Treyler-Endüstrisi-Nereye-Gidiyor

Reklam

EN ÇOK OKUNANLAR

Atlas Lojistik Ödülleri Yarışmasında Heyecan Sürüyor

Ödül Komitesi Başkanı İlker Altun 11. kez düzenlenen Atlas Lojistik Ödülleri Yarışması’nda kurumsal yarışma ve online yarışma kulvarlarında...
Reklam
Reklam